Immuferon http://immuferon.com Size İyi Gelecek. Mon, 05 Feb 2018 08:02:44 +0000 tr-TR hourly 1 https://wordpress.org/?v=4.9.3 Ekinezya Nedir ? http://immuferon.com/2017/11/22/ekinezya-nedir/ Wed, 22 Nov 2017 09:15:23 +0000 http://immuferon.com/?p=2951 The post Ekinezya Nedir ? appeared first on Immuferon.

]]>

Ekinezya

Ekinezya ile ilgili yapılan araştırmalar özellikle bitkinin savunma sistemini kuvvetlendirici yönüne odaklanmıştır.

Farklı ekinezya türleri olmakla birlikte yalnızca pallida, purpurea ve angustifolia türlerinin faydalı olduğu belirtilmektedir. Ekinezya ile ilgili bilimsel araştırmaların çoğu Almanya’da yapılmış olup; bağışıklığı güçlendiren, solunum ve idrar yolları enfeksiyonlarıyla mücadele eden, reçetesiz satılan bir ilaç olarak resmen onaylanmıştır.

Ekinezya Faydaları Nelerdir?

İnterferon üretimini destekleyerek vücudun savunma sistemini güçlendirir. İnterferon, doğal öldürücü hücreleri harekete geçirerek, onları virüslü veya tümörlü hücrelere bağlanıp parçalamaya teşvik eder. İnterferon, virüslerin genetik yapısını bozan, çoğalıp yayılma yeteneklerini engelleyen enzimlerin salgılamasını tetikleyici etki gösterir.

Özellikle enfeksiyon, grip, soğuk algınlığı gibi rahatsızlıklarda kullanımıyla tanınmaktadır. Bağışıklık sistemi yeterince güçlü olmayanlar için ekinezya otu önemli bir doğal destektir. Ekinezya bitkisi 1887′de Amerika Birleşik Devletler’de tıbbi kullanıma sokulmuş ve yaklaşık 40 yıl boyunca nezle ve grip gibi hafif enfeksiyonların tedavisinde geniş ölçüde yararlanılmıştır.

Grip ve soğuk algınlığını önleyici etkisi nedeniyle hastalık öncesinde kullanılabileceği gibi hastalığın ilk belirtilerinin ortaya çıkması durumunda da kullanılabilir.

8 hafta süren ve 108 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada grubun yarısına günde iki defa 4 mililitre Ekinezya purpurea, diğer gruba ise plasebo verilmiştir. Araştırma sonucuna göre ekinezya kullananların nezleye yakalanma olasılığı %36 oranında azalmıştır. Ekinezya’dan en çok yarar görenler enfeksiyona karşı savaşan T hücreleri seviyesi düşük olan kişilerdi.

ABD’deki Connecticut Üniversitesi Eczacılık Fakültesince yürütülen bir çalışmada soğuk algınlığı ve nezleye yakalanma olasılığını(%58) önemli derecede düşürdüğü tespit edilmiştir. Öksürük ve baş ağrısı gibi durumları hafiflettiği de görülmüştür.

İngiltere de yapılan bir araştırmada ise C vitaminiyle beraber alındığında soğuk algınlığı geçirme olasılığını %80lerin üzerinde azalttığı görülmüştür. Hastalığın zamanını da 1-1,5 gün azalttığı belirlenmiştir.

Yapılan araştırmalarda ekinezyanın akyuvar sayısında artışa neden olduğu tespit edilmiştir. Münih Üniversitesi’nden Dr. Wagner’e göre, ekinezya kemik iliğindeki ve lenfatik dokudaki sap hücreleri, enfeksiyonla savaşacak, T-lenfositleri de dahil olmak üzere, daha güçlü ve daha çok sayıda akyuvar üretmeye zorlayarak, bağışıklık sistemini güçlendirmektedir.

Patojenik organizmalarla sağlıklı dokular arasındaki doğal savunma hattını yıkan bir enziminin oluşumunu önleyici etkisi olduğu  saptanmıştır.

Ekinezya ile ilgili araştırmalara göre bitkinin influenza virüsü, sinsityal virüsü ve uçuk virüsü gibi virüsler üzerinde öldürücü etkisi bulunmakta ve de ayrıca boğaz ve akciğerlerdeki iltihabın yol açacağı hasarı engellemektedir.

Egzama, sedef, sivilce gibi deri rahatsızlıklarında faydalıdır.

Yapılan bazı araştırmalarda ekinezya bitkisinin toprak üstü kısımlarının köklerinden daha etkili olduğu saptanmıştır.

Ekinezya ürünleri Echinaceae purpurea ve Echinacea angustifolia ‘dan üretilir.

Echinacea purpurea : Kök veya yapraklarından yararlanılır.
Echinacea angustifolia :  Köklerinden yararlanılır.

Almanya’da yapılan araştırmalarda Echinaceae purpurea’nın yapraklarından elde edilen ürünlerin kullanımı tavsiye edilmiştir (Echinaceae purpurea herba)  Diğer türleri tedavi için önerilmemiştir.

Alman sağlık bakanlığı tarafından yayınlanan çalışmada soğuk algınlığı, solunum yolları ve idrar yolları enfeksiyonları gibi rahatsızlıklarda ekinezya önerilmiştir.

Ekinezya Yararları (Faydaları)

Ekinezya ‘ yı C vitamini ile birlikte kullanırsanız soğuk algınlığına engel olur.
• Baş ağrıları içinde faydalı bir bitkidir Ekinezya.
• Öksürük içinde Ekinezya mühim etkileri olan, iyileştiren bir bitkidir.
Yılan ve zehir taşıyan böcekler soktuğu zaman Ekinezya kullanılır.
• Ekinezya iyi bir yara iyileştiricidir. İyileşmeyi hızlandırıcıdır.
• Kemoterapi görmekte olan hastalar, vücut dirençlerini arttıran Ekinezya’ yı kullanmalıdır.
• Ekinezya Egzama hastalığına da fayda sağlar.
• Sivilce ve akneleri geçirme yönüyle de Ekinezya faydalıdır.
• Sedef hastalığının da geçmesinde mühim bir unsurdur Ekinezya.

The post Ekinezya Nedir ? appeared first on Immuferon.

]]>
C Vitamini http://immuferon.com/2017/11/21/c-vitamini/ Tue, 21 Nov 2017 09:33:08 +0000 http://immuferon.com/?p=2940 The post C Vitamini appeared first on Immuferon.

]]>

Askorbik asit olarak da bilinen, suda eriyen, insan vücudu üretemediği için dışarıdan besinler yoluyla alınması zorunlu olan bir vitamin türüdür. Vücutta depolanmayan C vitaminin fazlası, ter ya da idrar yoluyla atılır.

C vitamini ayrıca, antioksidan yapıda olan E vitaminine dönüşebilir. Suda eriyen bir vitamindir. Kötü kolesterolün (LDL) oksidasyonunu önler. Yüksek dozda alınması halinde ne gibi yararlar getireceği yolunda çalışmalar sürmekle birlikte, beta karoten gibi, antioksidan etki nedeniyle, kanser, kalp-damar hastalıkları ve katarakta yakalanma ihtimalini azalttığı belirlenmiştir. C vitamini, soğuk algınlığı gibi hastalıklara karşı da direnci de artırmaktadır. Stres koşullarında daha hızlı kullanılır

DİĞER FAYDALARI NELERDİR?

C vitamini yorgunluk ve bitkinliğin azalmasına katkıda bulunur.
-Bir çok kanser çeşidinin oluşmasını önler.
Nitrosaminlerin (kansere neden olan maddeler) oluşmasına karşı koymada yardımcı olur.
-Ameliyat sonrası iyileşmeyi hızlandırır.
-Doğal bir laksadif olarak işlev görür.
-Yaraları, yanıkları ve kanayan diş etlerini iyileştirir. Damarlardaki kan pıhtılaşmasını düşürür.
-Birçok viral ve bakteriyel enfeksiyonun önlenmesine ve genellikle bağışıklık sisteminin kuvvetlenmesine yardımcı olur.
-İdrar sitemi enfeksiyonu tedavisinde kullanılan ilaçların etkinliğini büyük ölçüde artırır.

KAÇ MG KULLANILMALI,

Önerilen C vitamini miktarı konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Bu vitamin için RDA (Önerilen Günlük Doz) 60mg’dır fakat bilhassa belirli bir sağlık durumu riski ile karşı karşıyaysanız birçok sağlık uzmanı 500 mg lık dozlar önerir.

The post C Vitamini appeared first on Immuferon.

]]>
Beta Glukan Nedir? http://immuferon.com/2017/11/20/beta-glukan-nedir/ Mon, 20 Nov 2017 10:41:50 +0000 http://immuferon.com/?p=2934 The post Beta Glukan Nedir? appeared first on Immuferon.

]]>

Beta Glukan

Beta Glukan, ekmek mayası hücre duvarından ekstrakte edilen basit bir polisakkaritdir. Bağışıklık sistemimizin ilk savunmasını yapan makrofajlar (beyaz kan hücreleri) üzerindeki özel yüzeylere bağlanarak, bağışıklık sistemini aktive etmesinden dolayı yıllardır bağışıklık sistemi destekleyici olarak ün kazanmış tamamen doğal bir besin desteğidir.

Enfeksiyonlara karşı savunmadan sorumlu hücrelerini aktive ettiğinden yabancı hücreleri sarıp yok eden ve vücudun koruma mekanizmasını harekete geçiren bir seri etkiyi başlattığı gözlenmiştir. Bunun sonucu da güçlü bir bağışıklık sistemidir. Sağlıklı bireylerde kullanıldığında hastalıklara karşı dayanıklılık ve iyilik hali oluşturur.

Beta glukan ve işlevi

Hem primer (doğuştan), hem sekonder immün yetersizliği olan kişiler ciddi ölçüde enfeksiyon riski taşıyan bireylerdir ve enfeksiyondan korunma çok önemlidir.

Beta-glukan, virüs, bakteri, mantar ve parazitik enfeksiyonlara karşı vücut direncinin artmasını sağlar. Monositler, makrofajlar, granülositler ve doğal öldürücü hücreler beta-glukanı tanıyan ve bağlayan özel yüzey reseptörlerine sahiptirler. Bu reseptörler beta-glukan zincirlerinin spesifik yapılarına bağlanırlar ve beta glukanın bağışıklık sisteminin uyarıcısı olarak işlev görmesini sağlarlar. Beta-glukan bağışıklık sisteminin iyi bir düzenleyicisidir.Beta-glukanın antitümör etkisi ve karsinogenezden korunma gibi immün sistemi güçlendirme (bağışıklık sistemini güçlendirme) özelliği vardır. Beta-glukan bağışıklık sistemini uyardığı gibi, aynı zamanda bağışıklık sisteminin güçlü bir düzenleyicisi olarak da etki gösterir.

Beta-glukanın immünostimülatör (bağışıklık sistemi güçlendirici) etkisi, kanser hücre büyümesi, bakteriyel enfeksiyonun azaltılması ile sonuçlanabilir. Beta-glukanın bu bağışıklık düzenleme etkisi, makrofaj fagositozunu ayarlamada yer alan sitokinlerin makrofajlardan salınımını uyarma veya engelleme yeteneğiyle ilişkilidir.

Beta Glukan ne gibi durumlarda kullanılır? Beta Glukan kimlere kullanılır?

• Grip ve soğuk algınlığı
• Alt ve üst solunum yolu ekfeksiyonları
• Tekrarlayan enfeksiyonlar
• Okul, işyer gibi kapalı ortamlarda hızla bulaşan enfeksiyonlar
• Yoğun temponun (iş, sınav dönemi, seyahat) yarattığı stresin olumsuz sonuçları
• Düzensiz ve sağlıksız beslenmenin olumsuz sonuçları
• Tekrarlayan aft ve uçuklar

KAÇ MG KULLANILMALI?

Literatürlere bakıldığında 200-400 mg dozların çok daha etkili olduğu görülmektedir.100 mg altındaki dozların etkinlik sağlamadığı görülmektedir.Avrupa ve Amerikada 400 ve 800 mglık dozlar mevcutda kullanılmaktadır.

The post Beta Glukan Nedir? appeared first on Immuferon.

]]>
Bağışıklık Sistemi Nedir? http://immuferon.com/2017/11/20/bagisiklik-sistemi-nedir/ Mon, 20 Nov 2017 09:06:50 +0000 http://immuferon.com/?p=2918 The post Bağışıklık Sistemi Nedir? appeared first on Immuferon.

]]>

Bağışıklık sistemi, bir canlıdaki hastalıklara karşı savunma mekanizmasını oluşturan, patojenleri ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden, vücudu yabancı ve zararlı maddelerden koruyan karmaşık bir sistemdir.

 

Günümüzde “bağışıklık bilimi” olarak bilinen “immünoloji”, canlı vücudunda geniş bir çeşitlilikte, toksinlere, virüslere, parazitlere, vücuda giren veya vücutla temasta bulunan her yabancı maddeye kadar tarama yapar ve onları, canlının sağlıklı vücut hücrelerinden ve dokularından ayırt eder.

İnsan vücudu, hastalıklara karşı bir savunma sistemiyle donatılmıştır ve bu yüzden de kendi kendini iyileştirme yeteneğine sahiptir. Hastalığa yol açan maddeler tarafından uyarıldığında, bağışıklık sistemi harekete geçer. Sistem, yabancı olarak algıladığı bir mikroorganizmayla karşılaşır karşılaşmaz, belirli hücreler bundan kurtulmak için savaşmaya başlar. Daha önce rastladığı bir mikroorganizmayı tanıyan sistem ikincisinde ondan kurtulmak için çok daha çabuk tepki verebilir. Buna kazanılmış bağışıklık denir.

 

Bu sistemin çalışmasının en güzel ve basit örneği mikropların vücudumuza girdiğinde onlara karşı antikorların oluşması ve bunlarla savaşılmasıdır. Aynı mikropla tekrar karşılaşıldığında bu antikorlar bizi hastalanmaktan korur. Antikor vücuda giren yabancı maddelere karşı savunma hücrelerinin verdiği yanıttır.

İçtiğimiz suda, yediğimiz yiyeceklerde, soluduğumuz havada gözümüzün göremeyeceği kadar küçük canlılar vardır. Bunlara mikroorganizma adı verilir. Mikroorganizmalar yararlı ve zararlı olabilirler.

 

Hastalıklara sebep olan mikroorganizmalara mikrop adı verilir. İnsanlar hayatları boyunca mikroplarla birlikte yaşamını sürdürürler. Birçok hastalığa sebep olan bu mikroplar virüsler ve bakterilerdir.

 

Mikropların vücutta oluşturdukları zararlı kimyasal maddeler toksin(zehir) denir. Vücudumuzdaki bağışıklık sistemi bu toksinlere karşı antikor oluşturur. Antikor mikropların ve toksinlerin etkisiz hale gelmesini sağlar.

Mikroplar vücuda; solunum yolları, yıkanmamış besinler, içilen kirli sular, kulak, göz, burun, kesikler gibi açıklıklar yoluyla vücuda girerler.

 

Farklı şekillerde faaliyet gösteren bağışıklık sistemi, faaliyetlerini oldukça sessiz yürütmektedir. Bağışıklık sisteminin çeşitliliği ancak bu sistemin bir sebepten ötürü aksadığı zaman anlaşılabilir. Bir sivrisinek vücudu ısırdığı zaman, ısırılan bölge kırmızılaşır ve şişer. Bu olay bağışıklık sisteminin çalıştığını gösterir.

 

Mesela nefes aldığımızda havada bulunan binlerce bakteri ve virüsü akciğerlerimize taşınır. Bağışıklık sistemi bunların hepsini elimine eder ancak bazı durumlarda bazılarını geçirir ve soğuk algınlığı ya da grip adını verdiğimiz rahatsızlıklar ortaya çıkar.

Virüs Nedir?

Virüsler ne canlıdır ne de cansızdır. Beslenme, üreme ve hareket gibi canlılık özellikleri göstermezler ama bir canlının hücresine girince üreyebilirler. Yani canlının yaşayabilmesi için bir canlı hücresine yerleşmesi gerekir. Elektron mikroskobuyla görülebilirler.

Virüsler; AIDS, suçiçeği, çocuk felci, hepatit, grip, kızamık, siğil, kabakulak, kuduz, kuş gribi gibi hastalıklara yol açarlar.

Bakteri nedir?

Bakteriler ise tek hücreli canlılardır. Hücre zarı, sitoplazma ve sitoplazma içine dağılmış genetik materyali bulunan canlılardır. Mitokondri ve kloroplast bulunmaz. Zararlı bakteriler; üst solunum yolları enfeksiyonu, tifo, dizanteri, kolera, tetanos, difteri, zatürre ve verem gibi hastalıklara yol açarlar. Yararlı bakteriler ise peynir, yoğurt, ekmek, sirke ve B ile K vitaminin üretiminde görev alırlar.

Doğal Bağışıklık nedir?

Kandaki savunma hücreleri olan akyuvarlar, mikropları yutarak parçalar ve antikor üreterek zararsız hale getirirler. Geçirdiğimiz bazı hastalıklar ve anne sütünden geçen antikorlar doğal bağışıklığı sağarlar.


Bağışıklığı Sağlayan Organlar ve Görevleri

  • Gözyaşı Bezi: Gözyaşı salgılayarak toz, kir ve yabancı maddeler karşı gözü yıkar.
  • Tükürük Bezleri: Tükürük üreterek mikroplara karşı direnir ve onları uzaklaştırır.
  • Burun – Boğaz: Yapışkan mukus sıvısı üreterek yabancı maddeleri tutar.
  • Mide: Asit üreterek besinlerle giren birçok mikrobu bağırsaklara ulaşmadan yok eder.
  • Deri: Birçok hastalık mikrobunun vücuda girişini engeller.
  • Lenf Düğümleri: Yabancı maddeleri süzer ve içindeki akyuvarlar sayesinde onları yok eder.

The post Bağışıklık Sistemi Nedir? appeared first on Immuferon.

]]>